HALKIN RUH SAĞLIĞI NASIL İSTİSMAR EDİLİYOR: DERİN PİYASA!

Web sitelerinde Psikoloji terimleri kullandıkları gerekçesi ile personelin klinik psikolog olduğu dahi umursanmadan, bazı Psikoloji merkezlerine ciddi meblağda para cezası verildiği haberi, PDR dünyasında tepki ile karşılandı. Haberde ceza sebebi olarak yetkisizlik vurgusu olması ise melek terapistlerinin, şifacıların, enerji yükleyenlerin, sesle tedavi edenlerin çığ gibi büyüdüğü ülkemizde traji-komik bir gerçeğe parmak basıyordu!

En Yüksek Ses yine PDR Camiasından!

Psikoloji alanına dair gelişmelere karşı duyarlı olan ve alan talanıyla halkın psikolojik sağlığının istismarına karşı en yüksek sesli tepkiyi veren PDR camiasından gelen eleştirilerin odak noktası ise caydırıcı cezaların ruh sağlığı uzmanlarına değil, ‘halkın ruh sağlığını gerçekten istismar edenlere’ yönelik olması gerektiği yönündeydi.

Halkın ruh Sağlığını Asıl İstismar Edenler Kimler?

Son yıllarda sosyal medya kullanımının da hızla yaygınlaşması ve bilişim teknolojilerindeki gelişimlere paralel biçimde gözlerimizin önüne sürekli getirilen ‘sertifika’ reklamlarını incelersek; halkın ruh sağlığını istismar edenlerin kim olduğunu anlamak zor değil! Bu tür reklamlar bize ne söylüyor:

Öncelikle, bilimi, tüm etik ve değerleri hiçe sayan, örtük ve derin bir piyasa oluşmuş durumda,

bu piyasada kişisel girişimcilik kapsamında her şey etik görülüyor ve yeni iş kolları, iş seçenekleri, kariyer olanakları adı altında çok çeşitli danışmanlık türleri için bireylere ‘bu sertifikayı al, danışmanlık şirketini kur ve para kazanmaya başla!’ çağrısı yapılıyor!

bu danışmanlık türlerinde neler mi var: aile, kariyer ve hatta psikolojik danışmanlık!

Bireyleri çok kazandıracak, günümüzün, çağın bu gözde alanına (!) yöneltmeye çalışan ve fahiş fiyatlarla, adı dahi duyulmamış, YÖK denkliği olmayan yabancı üniversitelerin adlarının ve hatta bazı tanınmış kurumların isimlerinin kurnazca bir oyunla referans olarak gösterildiği bu ilanlarda göze çarpanlar ise korkunç:

Lisans mezuniyeti ne olursa olsun (ve hatta belki de lise mezunları!) sertifika alabiliyor, yeter ki parayı versin.

Sertifikalar için ismi geçen üniversiteleri çok değil biraz araştırınca, kiminin dolandırıcıların tuzağı olduğu dahi fark ediliyor. Ancak bu, insanların, hiç araştırmadan, okumadan, sorgulamadan bu eğitimlere koştukları gerçeğini değiştirmiyor!

Kısa ve hatta bazen online alınacak bir eğitimle terapist ya da şifacı, sesle, enerji ile, dokunarak iyileştiren, sevgilileri kavuşturan, eşleri barıştıran eğitmen olmak isteyenler için ‘dileyen herkes olabilir!’ ifadeleri ise dikkat çekiyor!

Verilen reklamlarda en çok dikkat çeken nokta ise:

Farklı isimlerle, bireylerden para karşılığı verilen uydurma bir sertifikayla noktalanan sözde eğitimlerin ilanlarında sertifika ile kolaylıkla bir yer açılabileceği vurgulanıyor ve hatta bu konuda yasal boşluklar olduğu açıkça yazılıyor!

Sertifika ile Neler mi Yapıyorlar!

Uydurma sertifikaları alan, uydurma eğitiminin ve belgenin kendisine sunduğu bilim ve etik dışı haklardan, uydurma ve dikkat çekici bir unvanla, fiziksel çekiciliğini de kullanarak öğrendiği ya da öğrenmeye çalıştığı bilgileri, insanlar üzerinde uygulamaya koyuluyor! Sosyal medya hesaplarında farklı farklı ve değişik, bilimsel tabanı olmayan, mesnetsiz unvanlarla hesaplar açarak, halkı yüzyüze ya da online seanslar yoluyla temizlenmeye, arınmaya, üzerindeki negatif enerjiden sıyrılmaya, meleklerle hayatına yön vermeye vs. çağırıyorlar.

Mağdurlar Anlatıyor!

Bu kirli ve derin piyasada para avcılarının tuzağına düşenlerden bazılarının gazete ekibimizle konuşmalarında kurduğu cümlelerden birkaçı:

Grup seansındayız, sözde hoca beni bir çemberin içine aldı, çok güzel konuşuyor, öyle etkiliyor ki iyi hissetmesen de süperim dersin, uçacağın yoksa da uçarsın. O an başka seçeneğin yokmuş gibi bir ortam oluşturuyorlar, orada iyi olacaksın! Gruptan çıktım, eve yürüyorum, sinirlerim öyle bozuk, yolun ortasında bir ağlama krizidir tutturdum. Arkadaşım, bu böyle olmaz dedi, böyle iyi olunmaz. O gün seansları bıraktım, verdiğim para vs. peşine dahi düşmedim, kurtulmuş gibiydim, kuş gibiydim.

İnsanlar, bu yalanlara kanmasınlar. Cidden bak kanmayın, öyle şeylere kanmayın!

Ben bu paramı yedirdiğim terapiyi geliştiren doktorun yabancı dilden makalelerini okudum sonradan, adam kendi de isyan etmiş, benim sözlerim, tekniğim yanlış anlaşıldı diye.

Sizinle kalmıyorlar, evdeki çiçeklerinize kadar uygulayabileceğiniz bir teknik, bir inanıyor, iki inanıyor üçüncü de bir bakıyorsunuz daha kötü olmuşsunuz! Çiçekler ne ya!

Sevgilimle barışmak için katıldığım bir seanstan ‘kız bunlar manyak!’ diye çıkış o çıkış ben de. Kendileri de normal değiller!

Bu bir batak! Devlet kesinlikle denetlemeli! Kaçmaya çalıştıkça paranızın peşinde koşuyorlar, bilginiz olsun! Uzmanlara gidin.

Ben size teknikleri özetleyeyim: sen üzerinde düşünme, duygularını yaşama, konuşmadan etmeden, kabullenmeden o içindeki duygusal bloklar kırılsın, dağılsın, çıksın, iyileş! İnsan, işin uzmanı ile çalışınca öyle olmadığını anlıyor işte! Siz uzmanlar da bunlara bırakmayın meydanı arkadaş!

Bir bağlantı üzerinden kaydolduğum bir web sitesinden verdiğim birkaç kişisel bilgi karşılığında durumumla ilgili değerlendirme gönderiliyordu. Merak etmiştim. Bana mailler atılıyordu, ‘sen de inanılmaz bir enerji görüyorum, bu enerji ile senin çok iyi şeyler yapacağını biliyorum ancak sana yardım etmeme izin vermelisin’ gibi satırları hatırlıyorum. Aşamaları oluyor, tıkladıkça yeni bir mail. En sonunda sana yardım etmeye devam etmemi ister misin, diye soruluyor ve tıkladığın bağlantıdan bir meblağ para yatırman isteniyor. Para vs. yatırmadık ama o mailler ısrarla devam etti. Her mailde ikna etmek için biraz daha güçlü satırlar. Yani benim bir sorunum yoktu, merak ettiğim için girdim bu işe ama kesinlikle çıkmazda olan insanın çok rahat parayı basıp kandırılabileceği bir düzen, manipülasyon üzerine kurulmuş.

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın