Çocuklarda Ayrılık Kaygısı

Çocuklarda ayrılık kaygısı, çocuğun evden uzakta ya da aile bireylerinden uzakta olduğunda bu deneyimle başa çıkmakta zorlanması, korku ve kaygı duyması sonucu oluşmaktadır. Kaygı düzeyinin çocuğun yaş ve gelişim düzeyine göre normal seviyelerde olması beklenir. Oysa bazı durumlarda çocuğun ayrılık kaygısı çok ileri düzeyde dışarı yansır.


Sağlıklı psikolojik duruma göre; çocuk büyüdükçe bağlanma figürlerinden uzaklaşabilmeli ve bağlanma figürlerinden bağımsız olarak güvenli şekilde tercihler yapabilmelidir. Çünkü çocuk büyüdükçe aileden uzaklaşma sınırını belirleyen güvenli alan genişlemektedir. Ancak bu geniş ve güvenli alanda dahi bir ayrılık kaygısı gelişimsel açıdan mevcuttur; kaygı başa çıkılabilir düzeydedir.

Çocuklarda ayrılık kaygısı belirtileri

Çocuklarda ayrılık kaygısı yaşandığında;
• Gece kabusları görülür. Ayrılıkla ilgili kabuslar gören bir çocuk uykudan sıçrayabilir. Bazı durumlarda çocuğun yatağa yalnız gitmek istememesi sıkıntılara yol açar.
• Çocukta ayrılık kaygısı patolojik durumlarda iken çocukta anneden ayrılmak stres tepkilerine yol açar.
• Çocuk anneden uzaklaştığında çok ciddi şekilde korku duyar. Annenin kısa süreli olarak yanından ayrılması, markete gitmesi gibi durumlar çocuğu korkutur. Bu durumlarda çocuk anne tarafından terk edildiğini düşünebilir.
• Çocuk bağlanma figürlerinin sürekli yanında olmasını ister. Bu konuda ısrarcıdır çünkü onun için güvenlik demek bağlanma figürlerinin sürekli yanı başında olmasıdır.
• Çocuk ayrılıkla ilgili konularda öfke tepkileri, bağırma, kendini yere atma gibi davranışlar sergileyebilir.
• Anne babanın işe gideceği zamanlarda karın ağrısı gibi fizyolojik tepkiler verebilir.
• Çocuklarda ayrılık kaygısının en belirgin özelliklerinden biri de okul reddi, sosyal hayattaki sıkıntılardır.
Sorunu önemseyin
Çocuklarda ayrılık kaygısı belirtileri önemsenmelidir. Çocuklarda patolojik bir ayrılık kaygısının erken tedavi ile hayat boyu çözüm şansı demek olduğunu unutmayınız.

Çocuklarda ayrılık kaygısı konusunda geç teşhis edilen vakalarda durumun çok daha ciddi olduğunu bulgulayan çalışmalar mevcuttur. Patolojik ayrılık kaygısında, kronikleşen psikolojik rahatsızların yanı sıra okul reddinin okulun ilerleyen yıllarında başlamasına ek olarak çeşitli psikiyatrik rahatsızların da meydana gelmesi gibi sonuçlar yaşanmaktadır.
Çocuklarda ayrılık kaygısı ebeveynleri tedirgin eden kronik bir hal alması hallerinin yanı sıra en küçük durumlarda dahi tedavi gerektiren ciddi bir konudur. Asla ötelenmemesi veya normalleştirilmemesi gereken ayrılık kaygısı için öncelikle bireysel terapiler, aile terapileri ve davranışçı terapiler tedavide en doğru seçeneklerdendir. Ayrılık konularına alışabilme, kendine güven, yaşına uygun bağımsız davranışların gelişimi ve sosyalleşme gibi konular için gerekli olan yaklaşımlar uzmanlar tarafından çocuğa kazandırılmaya çalışılmaktadır.
Aile desteğiyle aşılması gereken bu süreçte çocuğun kendinin bir birey olduğunu hissetmesi önemlidir. Ailelerin bu konuda anlayışlı olması, ön yargılı davranmaması ve sabırlı olmaları ile tedavi daha kısa sürede başarılı sonuçlar verebilmektedir.

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın