Graffiti ile Hayata Renk Katan Bir Psikolojik Danışman: Gonca SARIGÜL

PDR Gazetesi olarak Portreler köşemizin konuşu, Graffiti sanatçısı meslektaşımız Gonca SARIGÜL oldu. Değerli meslektaşımıza bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Gonca SARIGÜL: Ben Gonca, Hatay’da yaşıyorum. 4 yıldır MEB’de okul psikolojik danışmanı olarak çalışıyorum. 10 yıldır Graffiti sanatı ve HipHop kültürünün içindeyim.

PDR’ yi bilinçli bir tercih olarak mı seçtiniz?
G.S: PDR için bir sene fazladan hazırlandım yani bilinçli bir tercih. Fakat işin içine girdikçe hayal ettiğim gibi bir iş olmadığını gördüm. Mesleğin kendisi ile ilgili değil bu durum, tamamen koşullar. Mesleğimizi, hayal ettiğimiz, mesleğin özüne uygun koşullar içinde icra edeceğimiz günlerin gelmesini temenni ediyorum.

PDR yi seçmenizde en çok ne etkili oldu?
G.S: İnsanları dinlemeyi seviyor olmam; PDR‘ yi tercih etmemde en büyük etken oldu. Psikolojik danışmanın farklı kademelerde çalışma olanağının bulunmasını da meslek tercihimi yaparken bir avantaj olarak değerlendirdiğimi söylemeliyim. Uzun yıllar, aynı koşullarda, aynı şekilde çalışamayacağımı biliyorum, bu da benim tercihimde önemli bir yere sahip.

Grafiti ile mesleğinizi bağdaştırdığınız noktalar var mı, mesleğinize bu sanatla tanıtmak isteseydiniz nasıl bir yol izlerdiniz?
G.S: Graffiti ile mesleğimin pek ortak yönü olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü bazen etik sayılmayacak şeyler yapılabiliyor. Fakat Graffiti öğrencilerle güzel ilişkiler kurmama çok defa vesile oldu. Sanırım bunu ısrarla kullanırdım. Birkaç sene önceki öğrencilerim ailelerine tanıtırken hemen bu özelliğimi söylerdi, eski görev yerimde adeta lakabım gibiydi. Şimdiki öğrencilerim yaşça büyük ve sosyal medyadaki profilimi görünce inanamıyor. Dikkat çekmek, rağbet görmek için harika bir yol diyebilirim. Her iki grubumda da ufak tefek çizimlerle gönül almışlığım var.

Okul duvarlarında ve okullarda grafitti sanatını öğrenci psikolojisi açısından nasıl değerlendirirsiniz?
G.S: Ben kesinlikle olumlu olduğunu düşünüyorum. Fakat bu çalışmaların ara ara güncellenmesi taraftarıyım. Çünkü sürekli etrafında gördüğün bir şeye zamanla duyarsızlaşıyorsun.

Graffiti ile ne kadar zamandır ilgileniyorsunuz, özel olarak bir eğitim aldınız mı?

G.S: Graffitiye 2009 yılında başladım. Özel bir eğitimim yok. Fakat ara ara karakalem, kaligrafi gibi kurslara devam etmişliğim var. Maalesef düzenli değil.

Gtafitti ile nasıl tanıştınız? Nasıl başladınız?
G.S: Ortaokul- lise yıllarımda winX in etkisiyle kıyafet tasarlıyordum. Lisede Hip-hop kültürü ile tanışmamdan sonra Graffiti’ yi filmlerde, reklamlarda görüp daha cool, rengarenk çalışmalar yapmak istedim. Ama erteledim durdum. Bir gün kalemlerimi beğenmeyip kendime 10’ lu keçeli kalem almış bulundum ve bu kalemlerive dolayısıyla tekniği ilk kez kıyafet tasarımında değil, Graffiti’ ye kullandım. Bu böylece bugüne kadar sürdü.

Hiphop kültürüne olan ilginizden bahseder misiniz biraz da? Profesyonel olarak ilgileniyor mysunuz; hobi mi?
G.S: Graffiti zaten hip-hop kültürünün içinde bir dal ve ben de elimden geldikçe içinde olmaya çalışıyorum. Kastınız rap müzik ise eğer, dinlemeye bayılıyorum ancak yapamıyorum. Her işi o işin erbabı yapsın, alandışına hayır! (gülüyor)

Graffiti, resim, ebru gibi alışık olduğumuz görsel sanat dallarından oldukça farklı bir sanat. Özel olarak mı seçtiniz? Neden kağıda resmetmek değil de duvarları ya da yüzeyleri, mekanları renklendirmek?
G.S: Reklamlarda, filmlerde çokça görüp “bir gün ben de yapacağım” dediğim bir sanattı Graffiti. Bir gün çizmeye başladım ve bugünlere kadar geldim. Daha önceden kıyafet tasarlıyordum, aslında. Fakat Graffitiye başlayınca moda tasarımı tarihe karıştı. Graffitinin bana yaşattığı duyguları daha fazla sevdiğimi fark ettim. Graffiti sadece duvarlara , mekanlara yapılan bir sanat değil ayrıca, kağıda da bolca sketch(taslak) yapıyoruz. Fakat mekanlara tarz katmayı elbette daha çok seviyorum.

Graffiti sanatının sizde oluşturduğu duyguları çok sevdiğinizi söylediniz. Bu duyguları nasıl tarif edersiniz?
G.S.: Graffiti yaparken: Bir şeyler üretmenin sevinci, biraz heyecan, güzel bir iş çıkarmanın gururu . Bir süre geçtikten sonra hataları görme, bir miktar suçluluk daha iyisini yapmak için hırs. Bugüne kadar gelmemi ikinci durumdaki duygularım sağladı diyebilirim.

Genelde yazıların,resimlerin, yapılan müziklerin vs bir anlamı ve anlatmak istediği şeyler vardır siz graffiti sanatıyla ne anlatmak istiyorsunuz genel olarak?
G.S: Graffiti benim sırdaşım gibi. O anki duygularım seçtiğim renklere , harflerin akışına (flow) ister istemez yansıyor. Birilerine bir şey anlatmayı pek düşünmüyorum açıkçası, graffitiye bakan biri bunu hissediyor mu bilemiyorum daha önce kimseden böyle bir dönüt almadım. Ama her çalışmamın altında yatan gizli mesajlar var ve ben bunu seviyorum, kimse anlamasa da.

Grafitinin ülkemizde mevcut durumunu nasıl değerlendirirsiniz?
G.S: Hip-Hop kültürü içerisinde bulunmayan biri bilmeyebilir. Fakat ülkemizde dünya çapında bilinen, stiliyle göz dolduran ve en itibarlı gruplara üye olmaya hak kazanan pe ççok sanatçı mevcut. Baker, Causeturk, Turbo, Amok, Rusl gibi sanatçılara bakabilirsiniz. Bunun dışında sosyal medyanın etkisiyle daha fazla sanatçının yetiştiğini, standardın üstünde çalışmalar üretildiğini ve Graffitinin hak ettiği değeri gördüğünü rahatlıkla söyleyebilirim.

Bir meslek olabilecek potansiyeli var mı?
G.S: Başka ülkelerde bu işi meslek edinen bir sürü insan var. Fakat ülkemizde bu zor. İnsanlar bu işe para vermeye pek yanaşmıyor . Çoğu arkadaşımız hakkını bile alamıyor. Ama büyük şehirlerde pek tabi tutulan , bu işten güzel gelir elde eden sanatçılar var.

Şehir ve planlamada yer bulmuyor mu?
G.S: Birkaç defa şansımızı denedik ama maalesef dilekçelerimiz sonuçsuz kaldı.

Grafiti sanatı ile ilgilenmek isteyenler için nasıl bir başlangıç önerirsiniz? Bu alana ilgisi olan öğrencilerinize ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz ve bir yetenek olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
G.S: Bir günde dünya çapında ünlü olabileceklerini sanmadan başlasınlar. Graffitide söz sahibi olan herkesi takip etsinler ve en önemlisi çizmekten, kendilerini yenilemekten asla vazgeçmesinler. Yetenek Graffitinin temeli ama sadece yetenekle bir yere gelinemez. Bu alana ilgi duyanlara tavsiyem öğrenci ruhunu asla kaybetmemeleri, çalışmaları ve sevdiği stilleri takip etmeleri. Bıkmadan çalışmak, güzel bağlantılar ve dostluklar edinmek, iyi yerlere gelmekte önemli. Bana gelecek olursak herkes eşsiz bir yıldız gibidir; yeter ki nasıl parlayacaklarını bulsunlar. Ve ben de buldum diye düşünüyorum.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın