Çocuklarınızla Yarıyıl Tatilinde Zaman Geçirin

Yasemin ŞENGÖR

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bilim Uzmanı

‘Hayda!’ dediğinizi duyar gibiyim! Ne de olsa bu yarıyıl tatilinde tabi ki çocuklarınızla zaman geçireceksiniz. Yine de bir okul psikolojik danışmanı olarak bazı konuları hatırlatma gereği duydum…

Ara tatil boyunca öncelikle çocuklarla aramızdaki iletişim engellerini kaldıralım.

Çocuklarımız, okul döneminde anne babalarıyla çok fazla zaman geçiremiyorlar. Bazen etütlerle de uzayan günün sonunda ödev yapma sorumlulukları, erken yatmak zorunda olmaları, bazen ebeveynin eve geç gelmesi gibi nedenlerle çocuklar anne babalarıyla çok az zaman geçirebiliyor ya da anne babalarını akşamları hiç göremeyebiliyor. Evet, belki çocuklarımızın ödevleri yetişiyor ama psikolojik bütünlüklerine ne kadar olumlu etki ediyoruz, psikolojik sağlıkları açısından ne kadar dikkatli bir ebeveyniz; farkında olamıyoruz!

Ara tatiller, ebeveyn çocuk iletişim ve etkileşimini sağlamak için değerlendirilmesi gereken zamanlar. Ama önce çocukla aramızdaki perdeleri açalım! Çocuğumuzla aramıza iletişim kuramamanın karanlığı değil, gün ışığı girsin!

Aratatilde teknolojiye hayır!

Ah, şu elimizden bırakamadığımız teknoloji araç gereçleri! Çocuklarımız sussun, sessizce otursun, aman bize dokunmasın, yaramazlık yapmasın, bağırıp çağırmasın, komşular yukarı çıkmasın(!) diye sadece uzmanların uyarılarını değil, çocuğumuzun fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da hiçe sayarak ellerine akıllı telefonları veriyoruz! Küçük yaşlardan itibaren teknolojik araç gereçlerle büyütülen çocukların, gerek bedensel sağlıkları, gerek beyin gelişimleri gerekse psikolojik sağlıkları açısından yapılan araştırmalar, iç karartıcı. Bu araştırma sonuçlarına yer verip sizleri kasvete boğmak istemiyorum ancak küçük yaşlarla beraber ellerine akıllı telefonları tutuşturuverdiğimiz çocuklarımızın geleceğine bilmeyerek çok ciddi zararlar verdiğinizi unutmayın!

O zaman haydi, hemen, şimdi bir karar alıyoruz:

1.Kural; bu ara tatilde teknolojinin çocuğumla aramda bir iletişim engeli olmasını reddediyorum!

AVM’lerden bıktım anne, anlamıyor musun?

8 yaşındaki Nazlı, büyük bir edayla annesine karşı bunu söylediğinde çok etkilenmiştim. Kapitalist sistemin AVM’ leri bir eğlence dünyasına çevirme çabalarına aldanmayın, çocuklar bu devasa binalarda dolaşırken sıkılıyor, ayrıca alışveriş merkezlerinde çocuklarınızın size bir sıkıntısını, okul yaşamını ya da okula giderken rastladığı garip kediyi anlatamayacağı kesin! Yani kalabalık ve gürültülü, insanı hız çağına uyduran bu kültür de aslında çocuklarımızla aramızda bir mesafe! Evet, sizin gereksiniminiz olabilir ancak ihtiyaçlarınız için bir AVM gezisinin zamanı, çocuğunuzun ara tatili olmamalı. Hem uzmanlar da özellikle BETA salgınına karşı uyarıyor: hava soğuk olsa da açık hava, AVM gibi kapalı mekanlarda vakit geçirmekten iyidir!

Açık havada ne mi yapabilirsiniz? Parkta güvercinleri izleyebilirsiniz, yürüyüş yolunda çocuğunuzla ertelediğiniz bir konuda üzerine gitmeden sohbet edebileceğiniz kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz, tematik bir geziye çıkabilirsiniz; mesela ‘bugün sokak çalgıcılarını bulup dinleyeceğiz; bugün duvar yazılarına/resimlerine göz atalım mı, insanlar nerede ne anlatmış; bugün parkta oturup Küçük Prens’ ten iki sayfa okuyacağız, bugün parktaki çocuklarla sessiz sinema oynayacağız, bugün tohum toplayacağız, bugün şehrimizde hangi ağaçlar var, bulmaya çalışacağız….’

seçenekler, çocuğunuzun ve sizin yaratıcılığına kalmış! Ve evet, bu eğlenceli zamanlarda çocuğunuzla her zamankinden çok sohbet ettiğinizi ve hatta günün akşamında onun size bir sorununu açabildiğini ya da ‘bugün çok eğlendim, teşekkür ederim’ diye size sarıldığını göreceksiniz!

O zaman 2. kuralımız Nazlı’lar için geliyor;

2. Ara tatilde dışarıya çıkıldığında mümkün olduğunca açık havada zaman geçirilecek. (Tematik gezi fikrini tuttum!)

Zaman bulamıyorum değil zamanıma ortak edemiyorum!

Özellikle çalışan anne babalar, benim bunları yapmaya vaktim yok, diye düşünüyor olabilir. Aslında istediğiniz sürece zaman, her şeye yetiyor! İşten yorgun argın geldiniz, çocuğunuza en sevdiği çizgi filmi açtınız, mutfağa geçip yemek telaşına kapıldınız ya da çocuğunuz filmini izlerken siz de yemek saatine kadar uzandınız… Bu durumu artık öyle rutine bağladınız ki çalışan, telaşlı, hamarat, çok fazla sorumluluğu olan bir anne, ‘işte çok çalışan, eve çok yorgun gelen, akşamları da uzanıp dinlenmesin mi bir baba’ olarak ancak bu kadarı elinizden geliyor!

Bu ara tatilde yıkın duvarlarınızı! İşten döndükten sonraki iki saatinizi eski alışkanlıklarınızı tepetaklak ederek yeniden planlayın. Bu planlamada çocuk, sizin zamanınızın dışında değil, bizzat içinde olmalı. ‘Haydi akşam için senin istediğin yemeği, birlikte hazırlayalım; masayı birlikte hazırlayalım, sence bugün masada nasıl bir değişiklik yapsak, bu akşam televizyonu hiç açmayalım, TV. seyretmek yerine sence vaktimizi nasıl geçirebiliriz, bu akşam birlikte minik hayvan figürlerin için bir çiftlik maketi yapalım mı?’ şeklinde ona hem küçük sorumluluklar verirken hem de onunla sohbet etmek için fırsat yaratabilir, bir kaç saatlik dilimi onun planlamasını isteyebilirsiniz. Ailenin bir araya geldiği zamanlarda, yemek vakti, kahvaltı saati mümkün olduğunca gerginlikten uzak bir atmosfer yaratmaya ve onun konuşmasına fırsat vermeye çalışın. Banyo saatleri anne-çocuk, manav-bakkal alışverişi zamanları baba-çocuk iletişimi için uygun zamanlar olarak değerlendirilmeli.

Sorumluluklarımızın çocuğumuzla iletişimimizi, vakit geçirmenizi engellediği yönünde düşünce kalıplarını yıktığınızda ben merkezcilikten uzaklaştığınızı göreceksiniz!

O zaman 3. kuralımız geliyor;

3. Onunla birlikte geçirebileceğim her anı değerlendirmeye çalışacağım.

Çocuklarınızla zaman geçirmenizi, iletişim kurmanızı, sohbet etmenizi, eğlenceli etkinlikler yapmanızı engelleyen problemlerle yüzleşerek onları ortadan kaldırabilirsiniz. Unutmayın; zamansızlık diye bir sorun yoktur!

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın