DUYGUSAL YEME

Psik. Dan. Nagihan ÖZTÜRK

Duygusal yeme nedir? Anlamını bilmiyor  olsanız bile aslında çoğumuzun davranış bakımından aşina olduğu bir kavram. Kabaca duygularla yeme davranışı arasındaki ilişkiyle alakalı. Ama gelin birlikte daha yakından inceleyelim:

9-10 yaşlarındayız. Annemiz evde yok. Evde tek başınayız. Tv’ de izleyecek çizgi film kalmamış. Canımız iyice sıkılmış. İlk nereye gideriz? Ne yaparız? Aklınıza sizin de mutfak geldi mi? Açıkçası ben hemen mutfağa giderdim! Abur, cubur varsa ne ala yoksa da bakkaldan alırdım. Onca can sıkıntısı nasıl geçecek! Peki yeyince canımın sıkıntısı geçer miydi? Tabii ki hayır! Duygusal yeme işte tam olarak bu. İnsanlar yemek yiyerek sıkıntılarının, yalnızlıklarının, üzüntülerinin geçeceğini sanıyorlar!
Diğer bir risk grubumuz da ergenler. Erkek arkadaşından ayrılmış liseli kız öğrenci düşünelim. Eve bir sürü abur cubur doldurur, bu şekilde yaşadığı terk edilmişlik duygusunun üstesinden gelebileceğini sanır. Ama bu sorunun üzerinden gelemeyeceği gibi bu davranışı devam ettikçe kilo problemleri artar, sonrasında hepimizin aşina olduğu bulumia/ aneroksiya gibi hastalıkları beraberinde getirme riski artar. Duygusal Yeme’nin ne denli önemli bir konu olduğu bu noktada biraz daha dikkat çekiyor.
İnsanların çoğu günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları aşmak için yemek yiyerek günün sonunda adeta kendilerini ödüllendirir, bu şekilde sıkıntılarından kurtulmaya çalışırlar. Ya da bir şeye moralleri bozulduğu zaman yemek yiyerek, atıştırarak bundan kurtulmaya çalışırlar. Ama bunun farkında olurlar mı? Hayır. Kaç kere bir şeyi tükettikten sonra ben bunu neden tükettim ki şimdi diye düşündünüz? Artık bu kavram size bir yerlerden tanıdık gelmeye başladı mı?
Duygusal yemeyi stres, depresyon, ebeveyn modellemesi, öfke, can sıkıntısı ve mutluluk etkileyebilmektedir. Bugüne kadar yapılan araştırmalar ile kaygılarımızın, üzüntülerimizin duygudurumumuzun duygusal yeme davranışı üzerindeki etkisi bilimsel olarak ispatlanmış bir durum. Ancak literatürde yer alan Duygusal Yeme Ölçekleri sadece yeme davranışı üzerinde durduğu, çevresel- ortamsal faktörler göz ardı edildiği için biz de bu konu hakkında bir ölçek geliştirdik ve 600 kişilik katılımcı grubuna ölçeğimizi uyguladık. Peki nedir bu çevresel faktörler? Gelin bunu size bir örnek ile açıklayalım: Sinemadasınız, bir savaş filmi izliyorsunuz, gerilim çok yüksek. Elinizde bir mısır patlağı var. Gerilimin yükseldiği dakikalarda elinizdeki yiyeceği daha hızlı tüketmez misiniz? İşte tam da bu nedenden ötürü, biz ölçeğimizde sadece yeme davranışının üzerinde değil, hangi durum ve ortamlarda arttığı veya azaldığının etkisini görmek istedik. Bir yandan da ülkemizde yalnızca Aneroksiya , Bulumia, Tıkınırcasına yeme bozukluğu çokça bilinirken Duygusal Yeme bunların yanında sönük kalmış bir durumda. Aslında bizce, duygusal yeme bu saydığımız hastalıkların baş nedeni gibi görünüyor. Sizce de öyle değil mi?
Geliştirmiş olduğumuz ölçek bize stres, heyecan, gerilim gibi ortamlarda duygusal yeme davranışının arttığını Cronbach Alfa =0,819 ( yüksek derecede güvenilir) katsayısıyla bilimsel olarak kanıtlamamıza yardımcı oldu.
Peki bu ölçek ne işe yarayacak? Bu ölçek Psikolojik Danışma Merkezlerinde, Hastanelerde, devletin sağlık politikalarını yapılandırmasında veri tabanı olarak, Grupla Psikolojik Danışma oturumlarında, Psikoeğitim faaliyetlerinde farkındalık kazandırmak amacıyla uygulanabilir. Bu şekilde halk sağlığına hizmet edeceğini ve obezitenin ve duygudurum bozukluklarının,yeme bozukluklarının engellenebileceğini düşünüyoruz. Umarım aslında hepimizi yakından ilgilendiren Duygusal Yeme hakkında bu yazımız ile farkındalık kazandırabilmişizdir…

Sağlıcakla kalın.

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın