SİYAH BEYAZ FOTOĞRAFLARDA GÖZYAŞI OLMAK İSTEMİYORUZ!

Psk. Dan. Gülsüm TURAY

Hemen hemen her gün bir şiddet haberi okuyor, duyuyor ya da şahit oluyoruz. Yazımda şiddetin nediri, nedeni, nasılı ve ne kadarından bahsetmektense biz bu şiddet olaylarında hangi roldeyiz, buraya odaklanmak istiyorum. Evet, bizler şiddete hem çok yakın hem de bir o kadar uzağız. Şiddete maruz bırakılmış bireylerin olduğunu duyduğumuzda bu acıyı kalpten hissediyoruz, bazen gözyaşı döküyoruz. Peki sonra? Hayatımıza devam ediyoruz. Biz hayata devam ederken bir sokakta, evde, parkta çığlık sesleri duyulmaya devam ediyor; ne yazık ki bitmiyor, bitiremiyoruz.

Bu yazıya başlamadan önce çok düşündüm: faillerin ruhsal durumundan mı yoksa çocukluk yaşantılarından mı bahsetsem, hayatta kalanın tekrar üretken hayata devam edebilmesi için neler yapılabilir bu konuda paydaşlar kimler bunlardan mı söz etsem, flört şiddeti, cinsel şiddet, psikolojik şiddet, sanal şiddet, mağdur suçlayıcılığı hakkında mı bilgi versem? Hayır! Ben bugün yazımda şiddet karşısındaki kendi rolümden bahsedeceğim; seyirci kalan mıyım yoksa müdahale eden mi?

Şiddetin ne zaman, kim tarafından geleceğini bilmiyoruz. Şiddeti yaşamıyorsak bile mutlaka şahit oluyoruz. Şiddete bazen yan komşumuzdan gelen seslerle, yolda yürürken büfenin önünde tartışmaya başlayan çiftte, metrobüste ya da bir cafede seyircisi oluyoruz. İnanıyorum ki faillerin eğitilmesi kadar görgü tanıklarının da eğitilmesi önemli. Bugün yolda bir şiddete tanıklık ediyor olsanız ne yaparsınız? Siz düşünürken ben size şiddete maruz kalındığında, seyirci olunduğunda ya da risk altındayken başvurulabilecek kurum ve kuruluşlar hakkında bilgi vermek istiyorum.

Kadına Yönelik Şiddet Şikayet ve İhbar

Şiddet davranışını şikayet etmek ya da ihbarda bulunmak için başvurabileceğiniz kurumlar:
• Valilik – Kaymakamlık
• Emniyet/Polis
• Jandarma
• Adli Makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı ya da Aile Mahkemeleri)
• Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri
• Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri
• Hastane, aile hekimliği gibi sağlık kuruluşları
Şiddet mağdurları için acil telefon hatları:
• ALO 155 Polis İmdat,
• ALO 156 Jandarma İmdat
• ALO 183 Sosyal Destek Hattı (7 Gün 24 Saat Ücretsiz Hizmet Verir)
• 112 ACİL Çağrı Merkezi
• GELİNCİK hattı 444 43 06

Şiddet İhbar Mobil Uygulaması:
Kadın Destek Sistemi (KADES), Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulmuş yasal bir acil müdahale hizmetidir.

Danışma, destek, sığınma evi / konukevi ve maddi yardım için destek talebinde bulunabileceğiniz birimler:
• Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
• Şiddet önleme ve izleme merkezleri
• Sosyal hizmet merkezleri
• ALO 183 sosyal destek hattı
• Sivil Toplum Örgütleri Sığınma evi / Konukevi Hizmeti, Destek ve Danışmanlık, Danışmanlık, Ayni-Maddi Yardım)
• Valilik, Kaymakamlık
• ALO 144 Sosyal Yardım Hattı

Bu bilgilerin buzdolabının üzerinde, arabanın torpido gözünde, cüzdan ve telefon rehberinde bulunması gerektiğine inanıyorum. Belki şiddete direkt müdahale edemeyebiliriz ama bir telefon kadar uzak olan yardım birimlerine haber vermek bizim insanlık görevimiz.

Şiddeti normalleştirmemek oldukça önemli… “Bir kereden bir şey olmaz”, “Seni sevdiğinden yapıyor sevmese yapar mı?”, “Evlenince yapmaz.”, “Çocuk yapın düzelir”, “Erkek sever de döver de.”, “Kadınlar da bazen dayak yemeyi hak ediyor.”, “O erkek yapar, sen yapamazsın” ve daha niceleri… Bu sözler arasında büyüyen bir çocuk için şiddet normalleşiyor ve ne yazık ki fail olma ihtimali de yükseliyor. Cinsiyetçi söylemlerle yetiştirdiğimiz çocuklar gelecek için tehdit oluşturuyor.

Bir ülkede şiddet varsa ya da kadına yönelik şiddet haberleri artık normalleşiyorsa biraz düşünmeli insan, ben üzerime düşeni yapıyor muyum? Çocuğumu yetiştirirken söylediğim sözler bir cinsiyeti aşağılıyor mu? Trafikte bir cinsiyete karşı nefret temelli küfürler ediyor muyum? İş yerinde şiddeti dilimde taşıyor ve şiddet temelli davranışlar sergiliyor muyum? Gazeteci isem haber başlıklarında mağdur suçlayıcılığı yapıyor muyum? Televizyon sektöründe ürettiğim içerikler şiddete özendiriyor mu? Öğretmensem okulda öğrencilerime şiddetin karşısında olduğumu hissettiriyor ve davranışlarımı buna uygun sergiliyor muyum? Dinlediğim şarkılar şiddet vurguluyor mu? Bu sorular çoğaltılabilir. Verdiğimiz cevaplar şiddet ile aramızdaki mesafe hakkında bize farkındalık yaratacaktır. Şiddet içeren diziler reytinglerde üst sıralarda yer alırken kadına şiddete hayır çığlıkları kendine bir yer bulamaz. “Şiddete hayır!” derken atılan bir tokat sözel ifadeyi hiç haline getirir. Şiddet karşısında susmak, alkış tutmakla eş değerdir. Okullarda, iş yerlerinde, insanın olduğu her yerde şiddete maruz kalınca ya da şiddete tanıklık ettiğimizde neler yapmamız gerektiği; nelerin şiddet olduğu; güvenli ilişki ve özerklik; kanunda hangi maddelerin bizleri koruduğu konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılmalı.

Yazımda da ara ara bahsettiğim mağdur suçlayıcılığına gelecek olursak… Küçük de olsa bu konuya da değinmek istiyorum ve aşırı önemsiyorum. “O saatte kız başına ne işi vardı?” tanışıklığımızın fazla olduğu, kadına yönelik şiddet haberleri sonrası en sık duyduğumuz cümle… Şiddete sebep aranmaz çünkü şiddetin sebebi olmaz. Bunun yerine failleri toplum olarak nasıl yetiştirdiğimizi, desteklediğimizi düşünüp sorgulayalım. Kız başına ne yapılır ne yapılmazdan çok gelin sokaklarımızı, insanlarımızı nasıl daha güvenli hale getiririz buna odaklanalım.

Yazımı sonlandırırken vurgulamak isterim ki yalnız değilsiniz, yardım alabilirsiniz, ilk yaşayan değilsiniz ama bir daha yaşamamak ya da tanık olmamak için bugün bir şeyler yapabilirsiniz. “Kadınlar insandır, biz insanoğlu.” diyen Neşet Ertaş’ a selam olsun.

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın