DİJİTAL YERLİLER ve DİJİTAL DÜNYA

Gülsüm ŞAHİN

Uzman Psikolojik Danışman

Bu yazımda teknoloji ile doğan, teknolojiyi anadili gibi kullanan çocuklarımızdan “dijital yerliler”den bahsetmek istiyorum. Yemek yemeleri uğruna ellerine tablet verdiğimiz, dijital oyunlardaki başarıları ile zaman zaman övündüğümüz, okul çağında ise teknolojiden koparamadığımızdan şikayet ettiğimiz çocuklarımız…

Çocukların bilgisayar oyunu oynarken dış dünya ile bağlantısını kesiyor oluşu birçok videoya konu olmuştur. Peki neden böyle bu dijital yerliler? Bilgisayar oyunu oynamanın dopamin hormonu salgılatarak bağımlılık yaptığı araştırmalar neticesinde ortaya çıktı. Oyunlarda zor karakteri yenmek başarı ve yeterlilik duygusunu tatmin ediyor. Arkadaşları arasında sosyal statü ve kimlik kazandırıyor. Hepimiz teknolojik aletlerle geçirdiğimiz zamandan keyif alıyoruz. Ancak bağımlılık düzeyinde olan kişilerde bu zevkten vazgeçmekte zorlanma ve her geçen gün teknoloji ile geçirilen zamanın uzaması hayatın diğer alanlarını etkilemeye başladığında sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Sonra akıllara şu soru geliyor: “Bilgisayar oyunu oynarken, teknoloji ile iç içeyken pür dikkat olan çocuğumuz neden ders dinlerken ya da soru çözerken bu kadar dikkatsiz?”Bilgisayar oyunlarındaki hızlı dönüt, İnstagramdaki 50 saniyelik video ve kısa hikâyelere alışan çocuk için 40 dakikalık dersin durağanlığı çocuklara sıkıcı geliyor. Çabuk dikkatleri dağılıyor ve basit dikkat hataları yapıyorlar.

Ebeveynler Neler Yapabilir?

Çocuğunuz ders çalışırken telefonu, tableti yanında duruyor mu ya da televizyon karşısında mı ödev yapıyor? Aynı anda hem teknolojik araçlarla bir arada olup hem ödev yapmak hata yapma olasılığını arttırıyor. Aynı anda birden fazla iş yapmak yapılan işin süresini uzatıyor, hafıza, dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkiliyor.

Telefonsuz uykuya dalamayanlara gelecek olursak… Telefon ile yatağa gidip uyumaya çalışmak uykuya dalmayı geciktirir. Mesaj beklentisi, telefon ışığı, gelen bildirimler melatonin hormonunun salgılanmasını engeller. Alışkanlıklarımızı değiştirebilmek için 21 güne ihtiyacımız var, sabırlı olalım.

Teknolojiyi sınırlandırmak isteyen ebeveynler için altın kuralı söylüyorum; teknolojiye yönelik kurallar belirledikten sonra kararlı ve tutarlı olmak, sakin kalmak, sürekliliği sağlamak oldukça önemli. Teknoloji ile geçirilen süre için evde bir zamanlayıcı kullanabilirsiniz. Bu sayede objektif bir değerlendirme ile çocuğunuz teknolojide geçirdiği zamanın farkına varır.

“Peki dijital dünyadan çocuğumuzu koparamayacağız ama endişelerimizde var. Çocuğum dijital dünyada nasıl güvende olur?” diyen ebeveynlere bir şeyler diyecek olursam:

  • İnternet üzerinde paylaşıp/paylaşamayacağı şeyleri net olarak anlatın.
  • Medya okuryazarlığı eğitimi verin.
  • Çocuğunuzu ilgilerine uygun aktivitelere yönlendirin.
  • Rol model olun.
  • İnternet filtresi koyun.
  • Oynadıkları oyun, kullandıkları hesaplar konusunda bilgi sahibi olun.
  • Teknoloji kullanım sözleşmesi hazırlayıp kuralları birlikte belirleyin
  • Sevgi ve ilginizden asla mahrum etmeyin.

Dijital yerlileri anlamalıyız. Gerçeği anlatmalıyız. Birlikte karar vermeli, dijital dünyadan uzak kalınan zamanı iyi planlamasına yardımcı olmalıyız. Teknolojisiz bir hayat değil, bilinçli teknoloji kullanımı olan bir hayat hedefimiz. Sevgiler..

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın