Bencillik Çağında Dünyanın Metaforik Anlatımı: The Platform Filmi

The Platform İspanyol yapımı ve 94 dakika süren bir yapımdır ve günümüze dek çevrilmiş en ilginç filmler arasında gösterilir.

Dikey bir hapishane olarak dünya

The Platform filminin konusu içine serpiştirilmiş ve sık vurgulanan mesajlardan biri açgüzlülük ve bunun getirdiği yıkımdır. Dünya, bu filmde  dikey bir hapishane metaforu ile anlatılır. Bu metaforik anlatımda dünya; 250 kattan oluşmakta ve her katta bir oda bulunmakta, her odada 2 kişi yaşamaktadır. Duvarlarda spot ışıklar ve oda numarası yazmaktadır. Odaların ortasında bulunan dikdörtgen boşluk ise yukarıdan aşağıya inen, desteksiz bir gizemli yemek masası platformu bulunmaktadır ve bu platform günde sadece bir kez odalara uğramaktadır.

Yemek masası platformu, filmde en kayda değer öğelerden biridir. En üst kattan en alta doğru hareket etmektedir. Yemek masasında her tür yiyecek ve içecek vardır ancak menü 250 oda yani 500 kişi için hazırlanmaktadır. En üst kattaki insanlar, 2 kişilik yemek yerine aç gözlülükten dolayı daha fazla porsiyon tüketirler. Filmde, olaylar bu açgözlülük yüzünden çok ilginç bir hal alır.

The Platform Filmi Konusu

Bazı filmlerin konusunu açıkça yazınca tadı kaçar ama The Platform filmi öyle bir film değil. Metaforik anlatımı nedeniyle izleyici gözünden farklı biçimlerde değerlendirilebilecek bir yapım. Bu sebeple filmin konusu ile ilgili bazı detaylar verebiliriz;

Filmin ana öğesi,  desteği olmayan yemek platformu her katta sadece 2 dakika kalıyor ve bu süre içinde odadaki gönüllü mahkumlar yiyebildikleri kadar yiyorlar. Ancak platformun kurallarını çiğneyerek yanlarına yemek aldıklarında odaya aşırı sıcak ya da aşırı soğuk hava verilerek, mahkumlar cezalandırılır.  Düzen bu şekilde ilerlerken en alt kattaki insanlara yemek ulaşamamaktadır ve bu nedenle en alt kattaki insanlar birbirini yemek zorunda kalırlar. Oysa platform öyle bir planlanmıştır ki her katta süresi içinde herkes birer porsiyon yerse en alt tabakada bu tür vahşet senaryoları yaşanmayacaktır.

The Platform Ne Anlatmak İstiyor?

Filmin anlatmak istediği şeylerden biri, net olarak açgözlü davranmanın daima kaosa yol açacağıdır. Elbette filmde verilen mesajlar bununla sınırlı değil. Metaforik dünya hapishanesinin bir amacı var; platforma gönüllü mahkumlar seviye atlamak, daha da olgunlaşmak için gelirler. Her insan bir nesneyi yanına alabilmektedir. Kimi kılıç almakta, kimi de halat…

Filmin asıl kahramanı ise platforma bir kitapla gelir. Bu kurgu, izleyicinin hapishaneyi dünyaya benzetmesi ve kitabı getireni de İsa’ya benzetmesi için özellikle hazırlanmış bir kurgudur.

Sembolik hapishanede kimi 1 yıl  kimi 10 yıl kalmaktadır. Burada dünya hayatının geçici olduğu vurgusu görmekteyiz.

Üst katlardaki insanlar, en iyi yemekleri yiyen en güzel içecekleri içen gönüllü mahkumlardır fakat bencillikte de sınır tanımadıkları görülmektedir.

En alt katlardaki insanlar da yeni bir güne uyandıklarında, kendilerini üst katlarda bulabiliyorlar.

Filmde değişmeyen tek şey aç gözlülük ve bencilliktir. Filmin gelişme bölümünde, hapishaneye kitap ile giren ana kahraman, bu bencilliğin getirdiği sıkıntıları çözecek bir yol bulmuştur. Bu platformdaki tüm kurallar değiştirecektir.

The Platform filmini izlemeden önceki ruh haliniz ile filmi izledikten sonraki ruh haliniz aynı olmayacaktır. Filmin sonunda kendinizi, bu bencillik çağında dünyanın yarattığı görünmez kurallar içinde yerinizi sorgularken bulacaksınız!

By PDR Gazetesi

Türkiye’nin ilk PDR Gazetesi. Ruh sağlığı alanının en yetkin meslek grubu olan PDR'den haberlerin, etkinliklerin bulunduğu platform.

Bir Cevap Yazın